Sayfa 1/2 12 SonSon
8 sonuçtan 1 ile 7 arası
  1. #1
    CEZALI
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Yer
    Bir ş erefsizi sevdim
    Mesajlar
    9.359
    Ettiği Teşekkür
    78
    26 mesaja 26 teşekkür aldı

    Standart Gizemli firavun Tutankamon,ilginç resimler, ilginç bilgiler, tuhaf olaylar, ilginç isimler, interesting images, interesting picture, enterasan olaylar, şaşırtan bilgiler, şaşırtan resimler, interesti




    Tutankamon'un soy ağacı açıklanacak

    Mısır, arkeoloji dünyasının büyük sırlarından birisi olan firavun Tutankamon'un soyağacını ilan etmeye hazırlanıyor.Mısır, arkeoloji dünyasının büyük sırlarından birisi olan firavun Tutankamon'un soyağacını ilan etmeye hazırlanıyor.Tutankamon hakkında ansiklopedik bilgi

    Tutanhamun'un mezarını 1922'de İngiliz arkeoloğu Lord Carnarvon buldu. Tutankhamun adı böylece ün kazandı. Çünkü mezarında Mısır tarihini aydınlatan belgeler, çok değerli sanat eserleri çıkmıştı.

    Turkcebilgi.com: Tutankamon hakkında ansiklopedik bilgi
    Genel Başvuru ve Bilgi Sitesi
    Under Creative Commons License: Attribution Non-Commercial

    Tutankamon'un altın heykeli, firavunun bilgisayarda yapılandırılan resmine benzerlik gösteriyor.

    Tutankamon’un yüzü canlandırıldı
    Eski Mısır firavunlarından Tutankamon’un mumyası tomografi ile taranarak yüzü bilgisayarda yeniden yapılandırıldı.

    NTV-MSNBC VE AJANSLAR
    Güncelleme: 16:18 TSİ 28 Mayıs 2005 Cumartesi
    - Tutankamon’un bilgisayarda yaratılan resmi, firavunun Eski Mısırlı ressamlar tarafından yapılan portrelerine şaşırtıcı bir benzerlik gösteriyor. Eski Mısır’da bebek yüzlü olarak resmedilen firavunun robot resmi de ergenlik çağında bir genci andırıyor. Tutankamon 18 yaşında nedeni belirlenemeyen bir şekilde ölmüştü.



    BEBEK YÜZLÜ FİRAVUN
    Bilgisayarda oluşturulan resim ile 1922 yılında İngiliz antropolog Howard Carter’ın firavunun mezarında bulduğu altın heykel arasındaki ciddi benzerlik bilim insanlarını şaşırttı. Uzmanlar bunu Eski Mısır’da resim sanatının son derece ilerlemiş olmasına bağlıyor.

    Bilgisayar resminde, Tutankamon sakalsız yüzü, yumuşak hatları, küçük çenesi ve çocuksu görüntüsüyle dikkat çekiyor. Tutankamon göz kalemiyle yüz hatlarını güçlendirmek makyaj yapıyordu. Tutankamon’un güçlü ve uzun üst dudağı, firavun hanedanının kalıtsal bir özelliği olarak kabul ediliyor.


    1.700 ADET RESİM ÇIKARILDI
    Fransız, Mısırlı ve ABD’li bilim insanlarının katıldığı çalışmada, 3 bin 300 yıl önce yaşamış olan firavunun tomografiden elde edilen bin 700 adet görüntüsü harmanlandı. Mısır Antik Tarih Konseyi Zahi Havas, elde edilen nihai fotoğrafın Tutankamon’un Güneş Tanrısı olarak resmedildiği rölyeflerdeki portrelerine benzediği belirtti. Firavun Tutankamon’un öldüğü sırada sağlıklı olduğu ve 1.68 m boyunda olduğu belirtildi.


    AYAĞINDA KANGREN VARDI
    Firavunun mumyası 5 Ocak 2005’te mezarından çıkarılarak tomografisi çekilmişti. Tomografi çalışmaları bir yana, bilim insanları 9 yaşında tahta çıkan Eski Mısır’ın bu firavununun esrarengiz ölümünü aydınlatamıyor. Bilim ekibi Tutankamon’un başına sert bir cisimle vurularak öldürüldüğünü savunan teoriyi doğrulamaya yönelik bir kanıt bulamadı. Ancak genç firavunun ölümünü açıklayacak yeni bir bulguya ulaşıldı.

    Tutankamon’un sol bacağını kırdığı ve kırığın deriyi yırtarak bir yara açtığı belirlendi. Bilim ekibi, firavunun bu yaradan enfeksiyon kapmış olabileceğini veya kırığın kangrene dönüşmüş olabileceğini vurguluyor.

    ÖLÜMÜ SIR PERDESİ
    Tutankamon’un bedeninin 1968’de röntgeni çekilmiş ve kafatasında bir çatlak tespit edilmişti.

    Bu bulgu firavunun başına vurularak öldürüldüğü şeklinde yorumlanmıştı. Tutankamon’un, kendisinden önceki firavunun lağvettiği çoktanrılılığı geri getirmeye çalıştığı için öldürüldüğü sanılıyor. Bir diğer açıklama da, genç firavunun kendinden sonra başa geçen başkumandanı Ay tarafından öldürüldüğünü ileri sürüyor.

    Kaynak: Associated Press ve BBC kaynaklarından yararlanılmıştır.





    Mısırlı bilim adamları yaptılacak DNA testlerinde bulunan iki Mumyanın Tutankamon'un mezarının yakınlarında bulunmasa da Tutankamon'un çocukları olma ihtimalinin yüksek olduğu açıklandı
    İngiliz arkeolog Howard Carter 1922 yılında Firavun'un lahitini ortaya çıkarmıştı
    Pek çok bilim adamı bulunan bu mumyaların Tutankamon'un bilinen tek eşi Ankhesenamun'un çocukları olduğuna inanıyor Ankhesenamun güzelliği ile ünlü Nefertiti'nin kız kardeşidirTutankamon MÖ 1241 yılında doğmuştur ve krallığı ilan edildikten 8 veya 9 yıl içerisinde ölmüştürTutankamonun ailesi hakkında uzmanların yoğun araştırmalarına rağmen yeterli bilgi edinilememiş ve bu ailedeki gizem hala çözülememiştir
    Yapılacak son DNA testleri bulunan iki mumyanın Tutankamon'un çocuklarının mumyaları olup olmadığı kesinleşecek ve sonuçların Aralık ayında açıklaması bekleniyor

  2. #2
    CEZALI
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Yer
    Bir ş erefsizi sevdim
    Mesajlar
    9.359
    Ettiği Teşekkür
    78
    26 mesaja 26 teşekkür aldı

    Standart


    Tutankamon
    Tutankhamun ( Amun'n yaşayan resmi ve Amun'şerefesi adına ), bir mısırlı firavun Teb'in baş tanrısıdır.Eşi Ame-net'le birlikte ilk tanrılardan biridir.Kutsal hayvanları kaz ve koçtur. Orta Krallık Dönemi'nde sadece yerel bir tanrıydı ama Tebliler Mısır'a hakim olunca Amen önemli bir tanrı oldu.
    M.Ö.1333- 1323 yılları arasında hüküm sürmüştür. Asıl adı, Tutankhaton'dur. Tektanrılı Aton dinini kuran, IV. Amenotep'in(Akeneton) kızı ile evlenmişti. Kaynatasından sonra tahta çıktı. Saltanıtının ilk çağları, Eski Amon dininin papazları ile uğraşmakla geçti. Bu güçlü din adamları, genç kralı, eski dine dönmek zorunda bıraktılar. Böylece, IV Amenetep'in(Akeneton) kurduğu Aton dini söndü. Eski dine dönürdükten sonra, firavun, papazların zoru ile,Tutankhaton adı yerine Tutanhamun adını aldı.

    Tutanhamun'un çağı barış içinde geçti. Çok genç yaşta ölen bu kraldan sonra, Mısırlılar'la Hititler arasında eski çağların en büyük çarpışmalarından olan
    Kadeş Savaşı oldu.

    Ramses savaşa hazırlandı Ra birligi yokedildi ve Ramses'in kampı savunmasız kaldı. Hitit casusları konuşturuldu ancak bir işe yaramadı. Ramses tuzaga dusurulmuştu. Sadece Amon birligiyle harekete geçebilecekti.

    Tutankamon’un kolyesinin esrarı


    Mısır’ın efsanevi firavunlarından Tutankamon’un kolyesindeki taşların Dünya dışından kaynaklanan bir patlamayla yeryüzünde oluşmuş bir cam olduğu düşünülüyor.




    Mısır’ın başkenti Kahire’deki Mısır Medeniyetleri Müzesi’nde 1996 yılında araştırma yapan İtalyan arkeolog Vincenzo de Michele, Tutankamon’un sarı-yeşil renkli bir kolyesini incelemeye aldı. De Michele, değerli bir taş olduğu var sayılan bu kolyenin aslında camdan olduğunu ve Mısır uygarlığından dahi çok daha önce yapıldığını ortaya çıkardı. Bu tespit Mısır arkeologları arasında şaşkınlık yarattı. Mısırlı jeolog Ali Bereket de söz konusu camın, doğada Sahra Çölü’nün gözden ırak bir bölgesinde kumun içine karışmış şekilde bulunduğunu ortaya çıkardı.

    Tutankamon’un kolyesini süsleyen bu taşın nereden geldiği, kimler tarafından şekillendirildiği ise bir soru işareti olarak kaldı.

    DÜNYA DIŞINDAN KAYNAKLI
    Avusturyalı astronom Christian Koeberl, söz konusu camın ancak çok yüksek bir sıcaklıkta meydana gelebileceğini, bu sıcaklığa ise yeryüzünde ulaşmanın mümkün olmadığını öne sürdü. Koeberl, camın uzaydan Dünya’ya geldiğini iddia etti. Ancak, camın bulunduğu bölgede meteor düşmesine kanıt sağlayacak herhangi bir bulgu yoktu.
    Mısırlı uzman Ali Bereket Tutankamon'un kolyesindeki taşın aslında Sahra Çölü'nde bulunan bir cam olduğunu ortaya çıkardı.




    Mısırlı uzman Ali Bereket Tutankamon'un kolyesindeki taşın aslında Sahra Çölü'nde bulunan bir cam olduğunu ortaya çıkardı.

    ABD’li jeofizikçi John Wasson ise camın solüsyonunun Sibirya menşeili olduğunu öne sürdü. Wasson, uzaydan gelen göktaşlarının daha önce gökyüzünde şiddetli patlamalara yol açtığını ve benzer bir patlamanın da Mısır çöllerinde gerçekleşmiş olabileceğini belirtiyor.

    ATOM BOMBASINDAN DAHA GÜÇLÜ OLMALI

    İlk atom bombası için 1945 yılında yapılan denemelerde yapılan patlamalardan sonra New Mexico Çölü kumlarında incecik bir can tabakası meydana gelmişti. Ancak Mısır Sahra Çölü’ndeki kumlardaki cam tabakasını atom bombası deneylerinin yarattığından çok daha kalın. Bilim insanları, çölde atom bombasının etkisinden daha kalın bir cam tabakası yaratacak patlamanın ne olduğunu sorguluyor.
    Tutankamon'un yüzü şimdiye dek bulunana heykeller ölçü alınarak bilgisayarda yeniden yaratılmıştı.


    Böylesine bir patlama ilk kez 1994’te, Shoemaker-Levy kuyrukluyıldızı Jüpiter’le çarpıştığında meydana geldi. Hubble Teleskobu bu çarpışmada Jüpiter’in atmosferinde oluşan şimdiye dek bilinen en büyük ateş topunu gözlemledi.

    TARİHTE ÖRNEĞİ VAR
    John Wasson, Güneydoğu Asya’da 800.000 yıl önce gerçekleşmiş doğal bir patlamada Sahra Çölü’nde meydana geldiği düşünülen patlamadan çok daha büyük bir etki yarattığını ortaya attı. Bu patlamadan sonra da 750 kilometre kare’ye yayılan bir alan yüzeyinde cam tabaka bıraktı. Patlamada herhangi bir krater deliğinin olmaması göktaşı ihtimalini de devre dışı bırakıyor. Wasson, bu patlama esnasında bölgedeki insanlar dahil tüm canlıların da öleceğini vurguluyor.


    Wasson’a göre, benzer bir olay Sibirya’nın Tunguska bölgesinde de gerçekleşti; hatta Hiroşima’ya atılan bombanın da benzer bir etkisi olmuştu.

    PATLAMANIN KAYNAĞI SORU İŞARETİ

    Sandia Ulusal Laboratuvarı’nda görevli Mark Boslough, Jüpiter’i etkileyen söz konusu dev patlamayı süperbilgisayarda Dünya için bir simülasyonunu yaptı. Boslough, böylesi bir patlamanın yüzeyde 1.800 santigrat derece bir sıcaklık yaratacağını vurguluyor.
    Mark Boslough'a göre Tutankamon'un kolyesindeki camın oluşması için atom bombasının on binlerce katı büyüklüğünde bir patlamanın gerçekleşmiş olması gerek.

    Simülasyonda böylesi bir patlamanın Sahra Çölü’nde bulunan ve Tutankamon’un kolyesini süsleyecek kalınlıkta bir camın da meydana gelebileceği ortaya çıktı. Simülasyonla ilgili olarak Boslough şunları söyledi; “Tutankamon’un kolyesindeki camın oluşması için atom bombasının tesirinin on binlerce katı bir patlamanın meydana gelmiş olması gerekiyor. Şimdi esas soru bu şiddete ulaşacak patlamanın yeryüzündeki kaynağı nedir?”

    kaynak:ntvmsnbc


  3. #3
    CEZALI
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Yer
    Bir ş erefsizi sevdim
    Mesajlar
    9.359
    Ettiği Teşekkür
    78
    26 mesaja 26 teşekkür aldı

    Standart

    Tutankamon'un Hazinesi

    Tarihin en büyük arkeolojik keşfinin, “Tutankamon’un mezarının ortaya çıkarılması” olduğu söylenegelir. Oysa ki Tutankamon, Mısır tarihinin çok önemli firavunlarından biri değildir. Hele hele bir Ramses hiç değildir. Peki arkeolojik açıdan onu bu denli önemli kılan olay nedir?...

    Tutankamon Havanın iyice ısınmaya başladığı bir anda hem güneşten kurtulmak hem de Krallar Vadisi’nde bizleri bekleyen firavun mezarlarının içine girmek için sabırsızlanıyoruz. Hepimiz öncelikle vadide bulunan onca mezarın içinde Tutankamon’un mezarını arıyoruz.

    Eski Mısır"da insanlar inançları gereği hayatlarının büyük bir bölümünü öbür dünyaya hazırlık yaparak geçirirlerdi. Hele bu kişiler birer firavunsa ölüm sonrasını o kadar abartırlardı ki; daha tahta çıkar çıkmaz kendileri için inşaatı yıllarca sürecek görkemli mezarlar yaptırmaya koyulurlardı. Ölümden sonra yeniden dünyaya gelineceğine inanıldığı için de ölen kişinin tüm değerli eşyaları kendisiyle birlikte geniş bir mezar odasına konulurdu. Amon Ra’nın temsilcisi ve ülkenin mutlak hakimi firavunların mezar odalarının içi hayal edilemeyecek kadar değerli eşyalarla dolup taşardı. İşte bu durumu çok iyi bilen halk, Eski Krallık döneminde firavunların hazine dolu görkemli mezarlarına göz diker, tüm önlemlere rağmen firavun mezarlarını yağmalamak için binbir türlü hüner sergilemekten çekinmezlerdi.

    Nitekim bu yolla Gizza bölgesindeki büyük piramitlerin içindeki mezarlar bile soyulmaktan kurtulamamış. Bunun üzerine Yeni Dönem firavunları çareyi halktan gizli, insanların yaşamadığı ıssız bir çöl vadisinde tüm hazineleriyle birlikte, yerin metrelerce altına yaptırdıkları mezar odalarına gömülmekte bulmuş.

    Luksor’un batısındaki çölde bulunan Krallar Vadisi’nde toplam 62 mezar bulunuyor. Bunlardan sadece 33’ü firavunlara ait. Vadiyi gezerken elbette bu mezarların hepsini görme şansımız yok, aldığımız biletle içlerinden birkaçını ancak görebiliyoruz. Görüyoruz görmesine de, buradaki firavun mezarlarının hepsi soyulmaktan kurtulamamış. Anlaşılan mezar soyguncuları için firavunların bu gizli yere gömülme fikri pek de işe yaramamış. Yine de bu firavun mezarlarından sadece biri istisna olarak hiç soyulmadan günümüze kadar gelebilmeyi başarmış. Hangisi mi? Tutankamon’un mezarı. Dünya tarihinin en büyük arkeolojik keşfinin, “Tutankamon’un mezarının ortaya çıkarılması” olduğu söylenegelir. Oysa ki Tutankamon, Mısır tarihinin çok önemli firavunlarından biri değildir. Hele hele bir Ramses hiç değildir. Peki arkeolojik açıdan onu bu denli önemli kılan olay nedir? 18 yaşında hayata gözlerini yuman genç bir firavun olmasının etkisi vardır elbette, ancak onu diğer tüm firavunlardan ayıran esas özellik, mezarı hiç soyulmayan ve tüm hazinesi günümüze kadar ulaşan tek firavun olmasında gizlidir. Yani mezar hırsızlarının gözünden kaçırdığı bir ayrıntı olmasa Mısır tarihi içinde onca önemli firavun varken bugün Tutankamon’un pek de esamesi okunmayacaktı. Bu durum vadideki mezarları gezdiğinizde daha iyi anlaşılıyor. Diğer firavunların görkemli mezar odaları ve o odalara giden derin koridorlarla Tutuankamon’un mezar odasını karşılaştırdığınızda bu genç firavununkinin çok sönük kaldığı hemen anlaşılıyor. Bunun esas nedeni ise firavunun genç yaşta beklenmedik ölümü üzerine alelacele tüm değerli hazineleriyle birlikte vadideki küçük bir odaya gömülmüş olmasında yatıyor. Bu ünlü mezar odasını gezmek için ekstra para ödemek gerekiyor ama gelin görün ki; mezar odasında görülecek kayda değer hiçbir şey yok. Çünkü bu genç firavunun mumyası, lahiti ve tüm hazinesi güvenlik nedeniyle Kahire Müzesi’nde sergileniyor.

    Tarihte yaptıklarından ziyade, mezarı soyulmadığı için tüm hazinesi günümüze kadar ulaşan tek firavun olması nedeniyle tüm dünyada en çok tanınan firavun olan Tutankamon MÖ 1361"de küçük bir çocukken çıktığı tahtta sadece 9 yıl kalabilmiş, esrarlı bir şekilde daha yirmisine bile gelmeden ölmüş.

    Aradan aylar, yıllar, yüzyıllar, bin yıllar geçmiş, nice imparatorluklar, nice doğal afetler, nice krallar, nice padişahlar devri cihan eylemiş, derken tarihler Şubat 1922"yi gösterdiğinde İngiliz arkeolog Howard Carter 32 yüzyıl sonra genç yaşta ölen bu firavunun mezarını hem de hiç bozulmamış bir halde bulmayı başarmış. Krallar Vadisi’nde IV. Ramses’in mezarının altında kalan ve dar bir koridorla geçilen gizli iki odada iç içe geçirilmiş lahitler bulununca arkeologlar heyecandan küçük dillerini yutmuş ve daha o anda dünya tarihinin en önemli arkeolojik keşiflerinden birini yaptıklarını anlamışlar. Ahşaptan yapılmış devasa kutunun mührü tek tek açılmaya başlanınca firavunun som altından yapılmış lahiti tüm ihtişamıyla ortaya çıkmış. Bu buluş dünyada öylesine büyük yankılar uyandırmış ki; daha o yıllarda bile her kıtadan yüzlerce araştırmacı ve hali vakti yerinde olanlar, aylarca gazete manşetlerinden inmeyen bu mezarı ve firavunun hazinesini görebilmek için yollara düşmüşler. (Bugün bile Mısır hükümeti ülkenin tanıtımında Tutankamon’un yüz maskesini kullanıyor.)

    Mısır hükümeti hiç olmazsa bu firavunun hazinesini koruyabilmek için olağanüstü önlemler almış ve kurulan bir ekiple mumyayı ve hazineyi Kahire’ye getirip müzenin en güvenilir yerine yerleştirmişler. Sonraki yıllarda dünyada birçok Mısır bilimci arkeolog genç firavun Tutankamon’un mumyası üzerinde defalarca araştırmalar yaparak bu firavunun ölüm nedenini bulmaya çalıştı. Kimi iktidar kavgasına tutuşan komutanının ihanetine uğradığını savunurken, kimi de ayaklarının kırılmasından dolayı öldüğünü söyledi.

    Dünya’da onca yankı uyandıran ve hatta günümüzde bile hala insanların akın akın Mısır’a gitmeleri bir dizi spekülasyonlara ve hatta gerçek üstü hikayelerin ortaya çıkmasına da neden olmuş. Büyük bir tesadüf eseri mezarı ortaya çıkaran ve firavunun tabutunu açan ekibin elemanları arka arkaya ve garip bir şekilde ölmeye başlayınca bu durumun firavunun lanetine uğradıkları yolunda bir hurafenin ortaya çıkmasına vesile olmuş. Bu söylentiler olayın gizemini daha da artırdığı için ülkeye daha çok turistin gelmesine neden oluyor ve bu da Mısır hükümetinin işine geliyor aslında.

    MUSTAFA ANDIÇ


    TUTANKAMON
    Mezarındaki inanılmaz zenginlik bulunduğu halde Tutankamon (MÖ: 1361-1352) hala hakkında en az bilgi bulunan firavundur. Tahta çıkma hakkını, ünlü kral Akhenaton (MÖ.1379-1362) ile kraliçe Nefertiti’nin kızı Prenses Ankhesenpaaten’le evlenerek elde etmişti. Tutankamon’un ebeveyninin kimler olduğu konusunda, bazı uzmanlar bu firavunun, ”Akhennaton’un Nefertiti dışında bir kadından olan oğlu” tezini ileri sürüyorlar. Bazı uzmanlara göre de Tutankamon, Akhenaton’un babası III. Amenofis’in (MÖ.1417-1379) birinci karısı Tiy’den doğmuştur. Kesin olan, Tutankamon’un III.Amenofis ve Akhenaton’şa akraba ve soylu olduğudur. Dokuz yaşında tahta çıkan ve adı 12 yaşına kadar “tutankaten” olan Tutankamon (Güneş tanrısı Amon’un yaşayan temsilcisi) krallar arası savaşlarını en yoğun olduğu dönemde doğmuştu. Kralların fethettikleri toprakların genişlediği ve komşu ülkelerden de altının ülkeye aktığı bu dönemde Mısır, dünyanın en zengin ülkesiydi Firavun vaktini, daha çok yönetimin bulunduğu Memphis’le geçiriyordu ama Mısır’ın başkenti Teb şehriydi. Tutankhamon’un tahta çıktığı sırada Mısır’ın bütün tapınakları bakımsızlıktan kırılıyordu.
    Yönetimdeki karışıkların önü alınamıyor, Suriye’ye düşmanla çarpışmaya giden ordu sürekli yeniliyordu. Tutankamon “babası” Amon’un Ptah’ın ve diğer tanrıların altın heykellerini yaptırdı, çözülmüş olan rahiplik kurumlarını düzenledi, tapınakların hazinelerine büyük bağışlar yaptı.
    Akhenaton Güneş tanrısı Aton’a bağlı tek tanrılı bir düzen kurdu ve Mısır’lıları diğer tanrıları bırakmaları için zorladı. Başkenti Teb’den, Akhetaton(şimdiki Amarna) ya taşıdı. Firavun Akhenaton’un tersine “Eski Rejim”i canlandırdı ve III. Amenofis zamanında bitirilmemiş olan anıtların tamamlanması işine girişti. Bu işlerin arasında Luxor tapınağı da vardır. Bugün, Tutankamon’un tahtta kaldığı dokuz yıl boyunca askeri bir harekata katılmadığı düşünülüyor. Sadece keşif için general Horemhem komutasında Filistin’e ve Lübnan’a asker gönderdiği sanılıyor.

    Tutankhamon 19 yaşındayken aniden öldüğü için geride vasiyet bırakmamıştır. Kafatasında sol kulağın arkasında tahribat bulunduğu için, ölümünün bir kaza sonrasında olduğu sanılıyor. Ancak, şu anki Mısır bilimcilerin ürettiği senaryolara göre Tutankamon’un generali Horemheb, iktidarı ele geçirmek için Tutankamon’un kafasının arkasına sert bir cisim ile vurmuş ve ölümüne neden olmuştu.

    Mezarının yanında bulunan iki küçük tabuttaki ölü doğmuş bebeklerin, Tutankamon’la çok sevdiği eşi Ankesenamun’un çocukları olduğu sanılıyor. Bunun yanısıra hayvan mumyaları da bulunmuştur. Tutankamon’un mezarında bulunan lambada ise gün ışığı ile birşey görülmeyen, ancak zifiri karanlıkta görülebilen, ikisinin burun buruna figürleri bulunmaktadır. Tutankamon’un ölümünden sonra, tahta çıkan General Horemheb, Tutankamon’un tapınaklarını kendisine aldığı gibi, onun aldığı gibi, onun adını da unutturmak istemiş, ama bilinmeyen bir nedenle Tutankamon’un lahdine dokunmamıştı.

    Bunun, kendisinin işlediği cinayeti dikkat çekmemek üzere örtbas yöntemlerinden biri olduğu söylenebilir. İşte bu lahit,1922 yılında Lord Carnarvaon ve Howard Carter adlı iki İngiliz ejiptolog tarafından bulundu. Tam 3000 yıl sonra Horemheb’e ilginç bir oyun oynamış, sonunda yine Tutankamon üne kavuşmuştu.
    kaynak:sodev.org.tr

  4. #4
    CEZALI
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Yer
    Bir ş erefsizi sevdim
    Mesajlar
    9.359
    Ettiği Teşekkür
    78
    26 mesaja 26 teşekkür aldı

    Standart

    Ünlü Mısır firavunu Tutankamon, 3 bin 300 yıl sonra canlandırıldı... 19 yaşında ölen firavunun silikondan 'neredeyse kesin' yüzü yapıldı



    KAHİRE - Mısırlı, Fransız ve Amerikalı uzmanlar ilk kez, ünlü Mısır firavunu Tutankamon'un, silikondan bir yüzünü yaparak, firavunun 'neredeyse kesin' yüz hatlarını oluşturdu. Firavunun x ışınıyla yapılan kafatası taramaları kullanılarak yapılan üç ayrı çalışma, çıkık elmacık kemikleri ve yuvarlak çenesiyle birbirine çok benzeyen genç bir erkek yüzü ortaya koydu.
    Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Başkanı Zahi Havas'ın verdiği bilgiye göre, uzmanlar, yapılan yüzün şekli ve yüz hatları konusunda hemfikir, ama kulaklar ve burnun şekli konusunda fikir ayrılıkları var.
    Öte yandan yapılan incelemeler sonucu Tutankamon'un, ensesine aldığı darbe sonucu hayatını kaybettiğine ilişkin varsayımlar da tamamen ortadan kalktı.

    'Başına darbe'nin kanıtı yok
    Havas, Tutankamon'un başına aldığı darbe sonucu öldüğüne dair kanıta rastlanmadığını belirterek, 'İtalyan ve İsviçreli uzmanlarla yaptıkları incelemeler sonunda, Mısırlı uzmanların, Tutankamon'un, sol bacağındaki yaranın mikrop kapması ve hızla kangrene dönüşmesi nedeniyle öldüğü sonucuna vardıklarını' söyledi.
    Uzmanlar, genç yaşta ölen firavunun çocukluk döneminde hiçbir hastalık geçirmediğini ve sağlık durumunun çok iyi göründüğünü de vurguladı. Mısır hanedanının 12. firavunu olan ve 3 bin 300 yıl önce, dokuz yaşında taç giyerek 10 yıl hüküm süren Tutankamon 19 yaşında ölmüştü. Son derece zengin olan ve hırsızların talanına uğramadan bugüne gelen Tutankamon'un mezarı, 1922 yılında Britanyalı arkeolog Howard Carter tarafından bulundu.



    Mısır'ın en genç ve gizemli firavunu Tutankamon'un yüzü ilk kez sergileniyor.
    Tutankamon'un mezarı İngiliz kaşif Howard Carter tarafından 1922'de bulunduTutankamon'un mumyası, Mısır'ın Luksor kentindeki Krallar Vadisi içindeki mezarında iklim kontrollü bir kutu içinde sergilenmeye başlandı.
    Mısır firavunları arasında en fazla ilgi çeken Tutankamon'un mezarı İngiliz kaşif Howard Carter tarafından 1922'de bulundu.
    Mezarın bulunmasından bu yana firavunun yüzünü yalnızca 50 kişinin, lahdini ise binlerce kişinin gördüğü tahmin ediliyor.
    3 binden fazla yıl önce genç yaşta ölen Tutankamon'un yüzü, mumyalama tekniği sayesinde aynen korunmuştu.
    Firavunun yüzü, sergi boyunca da ısı ve nemden korunacak. 9 yaşında taç giyen ve 19 yaşında hayatını kaybeden Tutankamon'un mezarında bulunan hazineler, dünyayı büyülemiş ve milyonlar caziyaretçiyi Krallar Vadisi'ne çekmişti.
    Mısırlı arkeolog Zahi Havas, Tutankamon'un geriye kalanların ve diğer kutsal emanetlerin, kalabalık grupların mezara beraberlerinde getirdikleri sıcak ve nemden dolayı tehdit altında olduğunu belirtiyor.
    Krallar Vadisi'nde 3 bin 300 yıllık mezar odasından çıkarılan Tutankamon mumyası 2005'te röntgen cihazıyla üç boyutlu olarak incelenmişti.
    Ünlü firavunun öldürülmediği, muhtemelen uyluk kemiğindeki yaradan öldüğü açıklanmıştı.
    Tutankamon'un yüzünü merak eden bilimadamları, dijital teknolojiyle firavunun yüz hatlarını belirlemişti.
    Tutankamon'un mumyasının en içteki tabutu som altından, diğer üst katiki tabut altın işlemeli tahtadan yapılmış.





  5. #5
    CEZALI
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Yer
    Bir ş erefsizi sevdim
    Mesajlar
    9.359
    Ettiği Teşekkür
    78
    26 mesaja 26 teşekkür aldı

    Standart


    Çocuk Kral Tutankamon (Tutankhamun, Tutankhaton)

    Tutankhamun ya da Tutankamon, (Amun'un yaşayan resmi ve Amun şerefesi adına) Mısır'lı bir firavundur. M.Ö. 1333 - M.Ö. 1323 yılları arasında hüküm sürmüştür. Asıl adı, Tutankhaton'dur. Tektanrılı Aton dinini kuran, IV. Amenotep (Akhenaton)'in oğludur. Babası ölünce, başka bir anneden olan yarı kız kardeşi Ankhesenamen ile evlenerek tahta çıktı. Saltanatının ilk çağlarında, Mısır'ın eski çoktanrılı dinine dönüş yaşandı. Kendisi de Tutankhaton adı yerine Tutankhamun adını aldı. Böylece, IV. Amenetep'in kurduğu Aton dini söndü.Tutankhamun'un çağı barış içinde geçti. Çok genç yaşta ölen bu kraldan sonra, babasına vezirlik, kendisine de küçüklüğünde naiplik yapmış olan Ay, dul kraliçe ile evlenerek tahta çıktı.Firavun mezarlarından sadece biri istisna olarak hiç soyulmadan günümüze kadar gelebilmeyi başarmıştır.[1]









    Ailesi

    1. Baba: IV. Amenhotep (Akhenaton) oldu.
    2. Anne: Prenses Kia
    3. Kardeşleri: Smenkhkare
    4. Eşi: Ankhesenpaaten
    5. Oğulları: yok
    6. Kızları: yok [1]
    Akhenaton'un ölümünün hemen ardından, bütün ülkeye bu haberi duyurmak için ulaklar çıkartılmıştır. Bu haber, tüm ülkede üzüntü ve endişe yaratırken toplumun değişik kesimlerinde farklı duygular uyandırmıştır. Buna en çok sevinen kesim ise rahipler ve askerler olmuştur. Akhenaton o zamana kadar yapılmış olan süslü mezarların aksine basit bir mezar yaptırmış, süslemelerinde ise karısı Neferriti'nin imgelerini kazıtmıştı. Yapılan araştırmalarda Tutankamon'un babasının Akhenaton olduğu anlaşılmaktadır. Buna rağmen birlikte hiç resimleri kazınmamıştır. Tutankamon birisi hariç hepsi kendisinden büyük olan , altı üvey kardeşi prensesle birlikte kraliyet çocuk evinde büyüdü. Burada resim yapmayı ve kumlu arazide araba sürmeyi öğreniyordu. Babası şehri terk etmediği için kendisi de avlanmaya gidemiyordu. Sarayda bazı olayların kendisinden sakladığını, gelen mektupların gizlendiğini fark etti. Bunların yazılarının kendi yazılarına benzemediğini anlaması geç olmadı. Bu tabletler o zamanın uluslararası dili olan Akad dili ile yazılmıştı. Akhenaton'un ölümü ile kraliyet ailesi son yetişkinlerini de kaybetmiş oldu. Tutanhamon kraliyet soyundan kalan tek erkek çocuk olmasına rağmen henüz on yaşında idi. Yaşının küçük olması sebebiyle sarayda görevli memurlar arasında makam ve mevki kapma savaşı başladı. Bunun en büyük etkeni ise rahiplerden oluşmaktadır. Bu dönemde vezir Ay rahiplerin arasında üstünlüğünü kabul ettirerek diğerlerinden öne çıkar.

    Taç giyme töreni için Teb'e yola çıkıldığında Tutankamon ve Anhesenamon ilk defa Amarna dışına çıkmışlardır. Eski Mısır'a döndükleri için yirmi yıldır kullanılmayan saraylar yeniden tamir edilir ve hazır hale getirilir. Tutankamon taç giyme törenini Karnak Tapınağında avluyu dolduran din adamları ve halkın huzurunda yapar.Kısa bir süre sonra kral ve kraliçe Armarna'ya geri dönerler. Fakat babalarının ölümünden sonra şehir eski canlılığını kaybetmiştir , sadece bir yıl kalabilirler. İki yıl içinde kraliyet tekrar Teb'e taşınır. Bir müddet sonra Armarna tamamen boşalır ve kimse kalmaz. Bunun üzerine Armarna'ya işçiler gönderilerek oradaki taş bloklar sökülerek başka projeler için kullanılır. [3]




    Tutankamon'un Ölümü

    Dünya tarihinin en büyük arkeolojik keşfinin, “Tutankamon'un mezarının ortaya çıkarılması” olduğu söylenegelir. Oysa ki Tutankamon, Mısır tarihinin çok önemli firavunlarından biri değildir. Ramses hiç değildir. Peki arkeolojik açıdan onu bu denli önemli kılan olay nedir? Genç yaşında hayata gözlerini yuman firavun olmasının etkisi vardır elbette. Onu diğer tüm firavunlardan ayıran esas özellik, mezarı hiç soyulmayan ve tüm hazinesi günümüze kadar ulaşan tek firavun olmasında gizlidir. Yani mezar hırsızlarının gözünden kaçırdığı bir ayrıntı olmasa, Mısır tarihi içinde onca önemli firavun varken bugün Tutankamon'un pek de esamisi okunmayacaktı (Mısır hükümeti, ülkenin tanıtımında Tutankamon'un yüz maskesini kullanıyor.) Tutanhamun'un mezarını 1922'de İngiliz arkeologu Howard Carter buldu. Mezarında Mısır tarihini aydınlatan belgeler, çok değerli sanat eserleri vardı.
    Bazı kaynaklar, bu firavunun rahip tarafından öldürüldüğünü yazar ancak mezardaki mumyanın bulguları ünlü firavunun genç yaşında ölmesi sebebinin bacağındaki kırıklar olduğunu belirtir. Tutanhamun'un zehirlendiği söylentisi de vardır. Mumyasını bulan ve ilgisi olanların da çok yaşamadığı boş rivayetler arasındadır. Gerçekten de bu firavunun çok genç yaşlarda çıktığı tahta yirmili yaşların başında veda ettiği bilinmektedir. bulunanlar arasında Tutankamon'un kolyesini incelemeye alan De Michele değerli bir taş olduğu var sayılan bu kolyenin aslında camdan olduğunu ve Mısır uygarlığından çok daha önce yapıldığını ortaya çıkardı. Söz konusu camın ancak çok yüksek bir sıcaklıkta meydana gelebileceğini, bu sıcaklığa ise yeryüzünde ulaşmanın mümkün olmadığı öne sürüldü. Uzaydan gelen gök taşlarının daha önce gökyüzünde şiddetli patlamalara yol açtığı ve benzer bir patlamanın da Mısır çöllerinde gerçekleşmiş olabileceği belirtiliyor. Ancak, camın bulunduğu bölgede meteora kanıt olabilecek herhangi bir bulgu yok.“Tutankamon'un kolyesindeki camın oluşması için atom bombasının tesirinin on binlerce katı bir patlamanın meydana gelmiş olması gerekiyor. Esas soru, bu şiddete ulaşacak patlamanın yeryüzündeki kaynağı nedir?” [1]
    Bilim adamları, Tutankamon'un birçok kişinin düşündüğü gibi öldürülmediğini, av sırasında savaş arabasından düşerek öldüğünü belirttiler. Tutankamon'un 1922′de arkeolog Howard Carter tarafından lahdinin bulunmasının ardından mumyasının 1968′te röntgen cihazından geçirilmesiyle birlikte kafatasında bir çöküntü fark edilmiş ve kafasına vurularak öldürüldüğü düşünülmüştü.

    Ancak gelişen tıp cihazları sayesinde yeniden çekilen ayrıntılı röntgenlerde yapılan incelemeler sonucunda Tutankamon'un ölmeden hemen önce bacağının kırıldığı tespit edildi. Mumya üzerinde son yapılan incelemeler ise çocuk kralın atlı arabada ava çıktığında arabadan düşüp bacağını kırarak kan zehirlenmesinden öldüğünü ortaya koydu.[4]


    Bir Cinayet Şüphesi

    Sonbaharın sonlarında on sekizinci yılını yaşamakta olan Tutankamon, tek başına uyumaya gider. Mısırlı köylüler eşleriyle beraber yatarken Mısır firavunları kraliçelerinden ve haremlerinden ayrı yaşarlardı. Tutankamon, basit eşyalarla döşenmiş bir odada uyumaktadır. Nöbetçilerden kurtularak gizlice odaya girmeyi başaran bir kişi pelerininin altında saklamış olduğu Mısır topuzu diye tabir edilen bir silahla kafasına vurarak yaralar ve geldiği gibi sessizce gider. Ertesi sabah hizmetçiler tarafından yaralı bir şekilde bulunur. Derhal vezir Ay ile karısı Anhesenamon'a haber verilir. Tapınaktan kafa yaralanmalarında uzman olan bir hekim çağırılır. Hekim firavunun kafasının tıraş edilmesi talimatını verir. Tıraştan sonra kafasındaki büyük bir yara görür. Kafasından darbe almış olduğu yerde kemik parçaları yoktu. Hekim aletlerini çıkararak yarayı temizler , fakat iyileşmesi ile ilgili yapabileceği fazla bir şey olmadığını , ölürse kendisinin suçlanacağını anlar ve tedavinin zaman alacağını ima eder. Kraliçe Anhesenamon üzüntü içinde büyücüleri çağırır. Büyücüler tarafından hazırlanan karışımla tedavi edilmeye çalışılır. Önce iyileşmiş gibi görünen firavun bir müddet sonra ağrıları artar ve ölür. Genç kral öldüğünde Krallar vadisinde bulunan ve yeni tamamlanmış olan bir mezara gömülür. Tutankamon'un bedeni mumyalanarak sonsuzluğa hazırlanmıştır.

    Mumyalama işlemi fiziksel bir süreçtir. Her aşamasında dini törenler yapılır. En önemli aşaması ise vücudun çürümemesi için bedendeki nemin olduğunca çabuk bir şekilde kurutulması gerekmektedir. Mısırlılar ikinci bir hayata inandıkları için mumyalama işlemi yapmaktadırlar. Bu işlem sırasında yalnız kalbi vücutta kalır , işlevini bilmedikleri beyni atılarak geri kalan bütün organları tekrar dirildiği zaman tam olması için saklanırdı. Mumyalar sargılarla sarılarak süslenmiş tabutlara konur ve mezarında hayatta iken yapmış olduğu olaylar anlatılırdı. Ayinde hayvanlar kesilerek kurban edilirdi. Törenden sonra yemek verilir, kullanılan bütün malzemeler kırılarak bir çukura gömülür. [3]


    Mezarı

    Eski Mısır firavunlarından (krallarından) Tutankamon günümüze kadar bozulmadan ulaşabilmiş mezarıyla tanınır. Mısır'ın güneyin­de, Luksor yakınlarındaki Krallar Vadisi'nde yer alan bu mezar, 1922'de Lord Carnarvon'un yönetimindeki bir araştırma gezisine katılan İngiliz arkeolog Howard Carter tarafından ortaya çıkarıldı. Eski Mısır'da herkes gibi, ölen krallar da mumyalanır, ölümden sonraki yaşam için gerekli olduğuna inanılan çeşitli yiyecekler, içecekler ve değerli eşyalar­la birlikte gömülürlerdi. Bu yüzden kral mezarlarının bir çoğu sık sık hırsızlarca yağmalanmıştır. Tutanhamon'un mezarı, içindeki bütün değerli eşyalarla bir­likte el değmemiş olarak ortaya çıkarılan ender örneklerden biridir.
    Howard Carter bu büyüleyici mezarın en iç bölümündeki odalara ulaştığında, kendi deyimiyle "olağanüstü şeylerle karşılaştı. Tutanhamon'un mumyası iç içe geçmiş üç tabutun içine yerleştirilmişti. Dıştaki iki tabut altın kakmalı tahtadan, en içteki tabut ise som altındandı. Tabutlar daha sonra taştan oyul­muş bir lahde konmuştu. Mumyanın başı kralın yüzüne benzeyen, değerli taşlarla be­zenmiş altın bir maskeyle örtülüydü. Mumya­nın üzerine ve sargıların arasına çeşitli değerli taşlar ve tılsımlar yerleştirilmişti. Eski Mısır' da mumyanın başına yerleştirilen maskenin ölen kişiyi onurlandırmak, ruhlar dünyasına ulaşmasını kolaylaştırmak, ölen kişiyi kötü ruhlara karşı korumak ya da ölen kişinin ruhlar dünyasıyla ilişki kurmasına yardımcı olmak gibi işlevleri olduğuna inanılırdı.
    Mezarda, lahdin bulunduğu odadan başka üç oda daha vardı. Bu odalarda heykeller, yataklar, sandalyeler, sandıklar, kutular, bir savaş arabası, silahlar, elbiseler, mücevher­ler, tıpkı gerçek yaşamdaki gibi ölümden sonraki yaşamda da gerekli olacağına inanılan çeşitli eşyalar, gereçler, şarap ve yiyecekler bulundu. Altın ve değerli taşlarla bezenmiş mobilyaların en güzel parçalarından biri de aslan başlarıyla süslenmiş, altın kaplama ah­şap bir tahttı. Buluntular arasında en ilginç parçalardan biri de hâlâ çalınabilir durumda olan basit bir trompettir. Bu paha biçilmez hazine M.Ö. 14. yüzyılda Eski Mısır'da kralların ne kadar zengin ve görkemli bir yaşam sürdüğünü göstermektedir. Ne var ki, Eski Mısır'daki öteki kral mezarlarıyla karşılaştırıldığında Tutanhamon'un mezarının sıradan bir kral mezarı olduğu söylenebilir. Mezardan çıkan buluntuların çoğu Tutanhamon'un sağ­lığında kullandığı özel eşyalardır. Yapılan inceleme ve araştırmalar bize Eski Mısırlıların günlük yaşantıları, alışkanlıkları ve geleneklerine ilişkin önemli bilgiler sağlamıştır.
    Kral Tutanhamon'un mezarından çıkan buluntular Kahire'deki Mısır Müzesi'ne kondu. Ama mumya ve lahit Luksor'da kaldı. Tutanhamon Eski Mısır'da yaklaşık 200 yıl hüküm süren 18. hanedandan (M.Ö. yaklaşık 1539-1320) geliyordu. Tahta çıktığında henüz dokuz yaşındaydı; bu yüzden ülke yönetimini firavun naibi ve baş rahip Ay ile başkomutan Horemheb üstlendi. 10 yaşlarındayken krallı­ğını yasallaştırmak amacıyla, yönetimi sırasın­da Güneş tanrısı Aton'a dayalı tek tanrılı bir din oluşturmaya çalışan Kral Akhenaton'un üçüncü kızıyla evlendi. Tutanhamon hükümdarlığının ilk üç yılında önce Akhenaton'un benimsediği dinsel görüşleri değiştirmek ve tanrı Amon'a dönülmesini sağla­mak amacıyla, doğduğunda kendisine verilen Tutankaton adını Tutanhamon olarak değiştirdi. Eski tapınakları açtırdı, Amon rahiplerine ayrıcalıklarını geri verdi. Başkenti bugün Kahire yakınlarında bir kent olan Menfis'e taşıdı. Tutanhamon'un 18 yaşındayken bek­lenmedik bir biçimde ölümü ülkede şaşkınlık yarattı. Cenaze hazırlıkları acele bir biçimde yapıldı. Bazı uzmanların ileri sürdüğüne göre Tutanhamon Ay'ın kendisi için yaptırdığı mezara kondu. Tutanhamon'un Eski Mısır'ın siyasal tarihinde önemli bir yeri yoktu. Hatta mezarının yeri bile unutulmuştu. 20. hanedan döneminde mezarın üzerine VI. Ramses'in mezarı yapılmıştı. Eğer mezarı bulunmasaydı birkaç uzman dışında adını kimse bilmeyecekti. Mezarının el değmemiş bir biçimde ortaya çıkarılmış olması Tutan­hamon'un günümüzde adından en çok söz et­tiren firavun olmasını sağladı.
    Eskiden Tutanhamon'un mezarına giren kimsenin, kutsal olan bir şeye saygısızlık ettiği için ceza olarak beklenmedik bir biçimde öleceğine inanılırdı. Lord Carnarvon'un me­zarın bulunmasından yaklaşık beş ay sonra sivrisinek ısırması sonucu ölmesi bu boş inan­cın yeniden canlanmasına yol açtı.[6]
    Tutankamon'un mezarı krallar vadisi'nde yer almakta dır.Tutankhamun'un mumyası haricinde mezardan çıkarılanlar Kahire müzesinde sergilenmektedir. Mezar diğer mezarların görkemi yanında sönük kalır. Bugün bile bunun nedeni bilinmemektedir. Sanki Tutankamon aceleyle gömülmüştür. Araştırmacılara göre mezar bir soylu için hazırlanmaktaydı fakat o sırada Tutankamon ölünce aceleyle buraya gömdürüldü. Tutankamon'un mezarı iki odadan ve ilk odaya inen bir merdivenden oluşmaktadır. İlk odada bir at arabası, Tutankamon'un tahtı ve bunlar gibi Tutankamon'un hayattayken kullandığı paha biçilemez eserler bulunmuştur. Bu oda bulunduğunda, odanın Krallar Vadisi'nde yer almasından dolayı, bir mezar olması gerektiğini düşünen Howard Carter ve arkadaşları odanın duvarlarına vurarak duvarın arkasındaki boşlukları aradılar. Sonunda bir boşluk bulundu ve duvar kırıldı. Duvarın arkasındaki bir odada, yeni bir oda gibi görünen kocaman bir tahta kutu vardı. Kutu mühürlüydü. Howard Carter, mührü hayatında gördüğü ve göreceği en güzel şeyi görmüştü. Bir lahitin içindeki som altından tabut mum ışığında bile parlıyordu. Mükemmel Mısır işçiliği bu fazla bilinmeyen firavunun mezarında bile tüm gösterişiyle parlıyordu. Howard Carter bu keşfi ile kendisine iyi bir kariyer sağlasa bile fakirlik ve unutulmuşluk içinde ölürken cenazesine bir iki kişi dışında kimse katılmamıştır. Ayrıca mezara giren kişilerin ateşli bir hastalıktan teker teker ölmesi de firavunun laneti adında bir hurafe başlatmıştır.[1]
    Mezarındaki Meyveler

    Mısır'da firavun Tutankamon'un mezarında 3 bin yılı aşkın ve göreli iyi korunmuş 8 sepet meyve bulundu.Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi'nin açıklamasında, arkeolojik keşfin, Konsey Başkanı Zahi Havas başkanlığında bir Mısırlı arkeolog ekibi tarafından, Krallar Vadisi'ndeki Tutankamon mezarının hazine odasında yapıldığı belirtildi. 50 cm boyundaki sepetlerde bulunan ve Eski Mısır'da ölülere sunulan bir tür hurma olan palmiye meyvesinin hala iyi durumda bulunduğunu belirten Mısırlı arkeologlar, buradaki kazılarda ayrıca 20 adet bir metre yüksekliğinde armut biçimli kaplara rastlandığını, bunların firavunun öteki dünyaya yolculuğu için erzakla doldurulmak üzere konulduğunu düşündüklerini kaydettiler.[5]


    BEBEK YÜZLÜ FİRAVUN

    Bilgisayarda oluşturulan resim ile 1922 yılında İngiliz antropolog Howard Carter'in firavunun mezarında bulduğu altın heykel arasındaki ciddi benzerlik bilim insanlarını şaşırttı. Uzmanlar bunu Eski Mısır'da resim sanatının son derece ilerlemiş olmasına bağlıyor.

    Bilgisayar resminde, Tutankamon sakalsız yüzü, yumuşak hatları, küçük çenesi ve çocuksu görüntüsüyle dikkat çekiyor. Tutankamon göz kalemiyle yüz hatlarını güçlendirmek makyaj yapıyordu. Tutankamon'un güçlü ve uzun üst dudağı, firavun hanedanının kalıtsal bir özelliği olarak kabul ediliyor.









    İlgili Makaleler

    Tutankamon'un Laneti
    Başvurulan Kaynaklar

    [1] tr.wikipedia.org/wiki/Tutankhamun

  6. #6
    CEZALI
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Yer
    Bir ş erefsizi sevdim
    Mesajlar
    9.359
    Ettiği Teşekkür
    78
    26 mesaja 26 teşekkür aldı

    Standart TUTANKHAMON'UN GiZEMi VE LANETi

    Tutankamon M.Ö 1379-1362 yılları arasında hüküm sürmüş Mısırlı bir Firavundur.Tahta çıkma hakkını, ünlü kral Akhenaton ile kraliçe Nefertiti’nin kızı Prenses Ankhesenpaaten’le evlenerek elde etmişti. Tutankamon’un ebeveyninin kimler olduğu konusunda, bazı uzmanlar bu firavunun, ”Akhennaton’un Nefertiti dışında bir kadından olan oğlu” tezini ileri sürüyorlar. Bazı uzmanlara göre de Tutankamon, Akhenaton’un babası III. Amenofis’in (MÖ.1417-1379) birinci karısı Tiy’den doğmuştur. Kesin olan, Tutankamon’un III.Amenofis ve Akhenaton’şa akraba ve soylu olduğudur. Dokuz yaşında tahta çıkan ve adı 12 yaşına kadar “tutankaten” olan Tutankamon (Güneş tanrısı Amon’un yaşayan temsilcisi) krallar arası savaşlarını en yoğun olduğu dönemde doğmuştu. Kralların fethettikleri toprakların genişlediği ve komşu ülkelerden de altının ülkeye aktığı bu dönemde Mısır, dünyanın en zengin ülkesiydi Firavun vaktini, daha çok yönetimin bulunduğu Memphis’le geçiriyordu ama Mısır’ın başkenti Teb şehriydi. Tutankhamon’un tahta çıktığı sırada Mısır’ın bütün tapınakları bakımsızlıktan dökülüyordu.

    Tutankamon'un hükümdarlığı zamanında yaptığı icraatlerden bazıları şöyle sıralanmaktadır; Tutankamon “babası” Amon’un Ptah’ın ve diğer tanrıların altın heykellerini yaptırdı, çözülmüş olan rahiplik kurumlarını düzenledi, tapınakların hazinelerine büyük bağışlar yaptı. Akhenaton Güneş tanrısı Aton’a bağlı tek tanrılı bir düzen kurdu ve Mısır’lıları diğer tanrıları bırakmaları için zorladı. Başkenti Teb’den, Akhetaton(şimdiki Amarna) ya taşıdı. Firavun Akhenaton’un tersine “Eski Rejim”i canlandırdı ve III. Amenofis zamanında bitirilmemiş olan anıtların tamamlanması işine girişti. Bu işlerin arasında Luxor tapınağı da vardır.

    Tutankamonun laneti

    TUTANKHAMON'UN LANETi
    Eski Misir Uygarligi büyük ilgi çeken gizemini sürdürüyor.Kazilar ,arkeoloji arastirmalari sürdükçe ortaya yeni bilgiler çikiyor.Bulunan her yeni kalinti, bilinenleri degil, bilinmeyenleri çogaltiyor sanki. Misir'a yasayan en ilginç olaylardan biri de Firavun Tutankhamon'un mezarinin açilmasiyla ilgiliydi.Her sey Carnavon Lordu'nun ölümüyle basladi.




    iNGiLTERE 'DE BiR CENAZE TÖRENi
    1923 yilinin 30 Nisan günü Ingiltere'de Hampshire bölgesinde Beacon Tepesi'nde sade bir cenaze töreni düzenlendi.Törene katilanlar heyecanliydilar.Çünkü topraga vermek üzere olduklari Carnarvon Lordu George Edward Stanhope gizemli bir biçimde öldürülmüstü 3000 yillik lanet… Herkes ,Lord'un Eski Misir'in 18. Sülale firavunlarindan Tutankhamon'un lanetine ugradigina inaniyordu.Lord,bu firavunun mezarinin açilmasi için para harcamis ve bizzat kazilar katilmisti.
    Carnavon Lordu'nun ölümünü baska ölümler izledi.Tutankhamon'un mezarina girip çikan ya da bu ise karisan birçok insan anlasilmaz bir biçimde yasamini yitiriyordu. Firavun Tutankhamon öleli 3000 yildan uzun süre geçmisti.Yani 3000 yil sonrasina uzanan bir lanetten söz ediliyordu…


    LORD MISIR'A GIDIYOR
    Bu esrarengiz "mezar açma" olayini aydinlatabilmek için ,ise Carnarvon Lordu'nun Misir'a gidisinden baslamak gerekiyor. Parasi bol,yapacak isi pek olmayan Ingiliz soylusu Carnarvon Lordu dünyayi dolasiyor,keyfine göre yasiyorken,1901 yilinda Almanya'da Bad Schwalbach kaplicalarinda bulundugu sirada bir araba kazasi geçirdi.Gögsü çok kötü zedelendi.Ingiltere'ye döndü.
    Soluk almakta güçlük çekiyordu.Bir süre tedavi gördükten sonra iyilesti.Ama özel doktoru ona tedbirli davranmasini tavsiye etti.Özellikle kis mevsimlerini soguk Ingiltere yerine,iliman ve kuru bir iklimin egemen oldugu ülkelerde geçirmeliydi. O günlerde Misir,Avrupalilar için çok gözde bir ziyaret yeriydi.Lüks oteller ve tarihsel kalintilar çok sayida turisti buraya çekiyordu. Özellikle Krallar Vadisi denilen yerde yapilan kazilara Lord büyük ilgi duydu.


    ARKEOLOG CARTER
    Carnarvon Lordu Misir'da kisa sürede eski sagligina kavustu.Ama Misir'dan bir türlü kopamadi.Sanki bir sey onu dürtüyordu.
    Eski Misir uygarligini incelemeye basladi.Yapilan kazilari izlemeye koyuldu ve bir gün bizzat kendisi bu kazila katildi. 1907 yilinda yine Misir'dayekn yurttaslarindan arkeolog Harold Carter'la tanisti ve onu kendisine danisman yapti. Carter 33 yasindaydi ve 17 yasindan beri Misir'daydi.Birçok kazida bulunmus,ünlü akeologlara yardimcilik yapmisti.Tarihi Kalintilar arkeologlara yardimcilik yapmisti.Tarihi Kalintilar Servisi'nde çalismis ve Krallar Vadisi'ndeki kazilari denetlemisti;ama Misir yetkilileriyle arasinda anlasmazlik çikinca görevinden istifa etmisti.
    Carnarvon Lordu kendisine rastladigi sirada,manzara ressamligi yaparak hayatini kazanmaktaydi.O da,nedense bir türlü Misir'dan ayrilamiyordu. Carnarvon Lordu,'a yilda 400 Ingiliz Sterlini ücret ödemeye basladi. Misir'da mezar demek,hazine demekti.Çünkü eski Misirlilar ölülerini,öbür dünyaya en degerli hazineleriyle birlikte gömerek ugurlardi.Lord,bulunacak bir hazine ile Carter'In ödedigi parayi kat kar çikaracagini inaniyordu.
    Arkeolog Carter, Carnarvon Lordu'nun parasiyla 15 yil boyunca kazilar yapti.Birinci Dünya Savasi sirasinda bile arastirmalarini sürdürdü. Bazen çok ilgi,çekici bir mezar buldugu oluyordu ama,yapilan masrafi karsilayacak bir tarihsel yapit ya da hazine ortaya çikmiyordu. 1922'de Lord Ingiltere'deyken ,Carter'a bir mektup yazarak,aralarinda anlasmayi iptal etmek istedigini bildirdi. Oysa Carter o siralarda önemli bir mezarin izi üstündeydi.Ingiltere'ye gidip Lord'u kazilarina sürdürülmesine ikna etmeyi basardi. Ekim ayinda Misir'a döndü.Kazilarin yapildigi Luksor bölgesine yerlesti.Kendisine sans getirmesi için bir kanarya satin aldi…




    CARTER MEZARIN iZiNDE
    1 Kasim 1922'de o güne kadar hiç kazilmamis bir hektarlik bir üçgende çalismalara baslayan Carter,4 Kasim'da çökmüs bir merdiven girisi buldu.Bir gün sonra ise,bu girisin oldugunu kesin biçimde anlamisti. Ingiltere'ye telgraf çekmesi üstüne,Lord,kizi Lady Evelyn ile birlikte Misir'a gelerek bizzat kazilara katilmaya basladi. 26 Kasim'da,yaptiklari kazinin bütün molozlarini temizlemislerdi.Ardindan sanki içeriden kilitlenmisçesine kapali duran bir kapiyi açmayi basardilar.
    Içeri ilk giren Carter oldu.Gördükleri karsisinda adeta dili tutuldu.Bu çok odali mezarin giris odasi bile hazinelerle doluydu.


    LORD OLAYI THE TIMES'A SATIYOR
    Lord ,o sana kadar harcamis oldugu paralari çikarmak istiyordu.Mezardan ne kadar degerli seyler çikarsa çiksin,onlara sahip olmasi olanaksizdi.Çünkü Misir hükümeti kaziyi denetliyordu. Lord ,mezarla ilgili bilgileri The Times gazetesine para karsiligi satti.Böylece Ingiliz okurlar,kazi sirasinda olan biten herseyi günü gününe izlemeye basladilar.

    TUTANKHAMON'LA BULUSMA
    Lord, Carter,Lord'un kizi Lady Evelyn ve Carter'in yardimcisi,Arthur Callender ile birlikte bir gece,mezarin ana bölümüne girmeyi basardilar. Tümü gördüklerinin gerçek olup olmadigindan kuskuya düstüler.Her sey altindandi.Firavun'un mumyasinin koskocaman bir altin sandukanin içinde oldugu anlasiliyordu. Duvarlarda altin çerçeveli resimler vardi.Bunlar da firavunun ailesine aitti.Tanri Osiris'I sembolize eden parlak cilali altin bir mask da duvarda asiliydi. Carter ve Lord ne bulduklarini biliyordu.Bu mezar 18. Sülale krallarindan Tutankhamon'undu.Tutankhamon M:Ö 1346-1339 arasinda bir tarihte ölmüs,o tarihten bu yana mezar hiç açilmamisti.Varligi bile bilinmiyodu.. Carnarvon Lordu bulduklarini bütün dünyaya ilan etti.Kazi sirasinda çikan bütün molozlar temizledikten sonra resmi açilis yapildi.Gazateciler fotograflar çektiler.Olay bütün dünyaya duyuldu.

    "ÖLÜM GELECEK…"
    Kazilar devam ederken ilgi çekici bir sey olmustu.Bütün vaktini kazi terinde geçiren Carter,kaldigi eve pek ugramiyordu.Oraya nasil geldigi bilinmeyen bir kobra yilani evine girmis ve Carter'in kafeste yasayan ugurlu kanaryasini yiyivermisti.Kazilarda çalisan Misir'li isçiler inançli kisilerdi.Bu olayi duyunca çok heyecanlandilar.Bunu bir ugursuzluk belirtisi olarak kabul ettiler.Çünkü kobra yilani Misir hükümdarliginin simgesiydi ve Tanriça Vadeet tarafindan korunduguna inanilan bir hayvandi. Isçiler aralarinda olayi söyle yorumladilar:"Yakinda ölüm gelecek…"

    TURISTLER MISIR'A AKIN EDIYOR
    Tutankhamon'un mezari dünyada büyük ilgi gördü.Misir'daki meraklilar yetmiyormus gibi,binlerce Avrupali turist Misir'a akin etmeye basladi. Mezarin girisine her gün binlerce insan geliyordu.Arkeologlar,bilim adamalari,kasifler,mezari ve hazineleri görmek için birbirlerini eziyordu.Bazi serserilerin olay çikardigi da oluyordu… Firavun Tutankhamon'un 3000 yilinda askin bir zamandan beri süren "ebedi istirahati" ne son verilmisi.

    LORD ILE CARTER'IN ARASI AÇILIYOR
    Carnarvon Lordu'u VE Carter'in mezari bulduklari anda duyduklari anda duyduklari sevinç bütünüyle yok olmusti.Ikisi de çok sinirliydiler.Misir hükümeti olan iliskileri bozulmustu.Carter mezarda buluna esyalari kaydetmek için günlerce çok kötü kosullar altinda çalisti.Bir aksam Carnarvon Lordu ile bir araya geldi ve aralarinda çok siddetli bir kavga çikti.Lord Ingiltere'ye gitti.
    1923 Subat'inda Lord'un saglik durumu bozuldu.Anlasilmaz bir biçimde disleri döküldü.Atesi bir yükseliyor bir düsüyordu.Mart ayi basinda Misir'a döndü ve bir süre için durumu düzeldi. Ama daha sonra yeniden kötülesmeye basladi.Ailesi Misir'a geldi hemen. 26 Mart günü Carnarvon Lordu'nda kan zehirlenmesi oldugu resmen açiklandi.4 Nisan günü Kahire'de Continental Svoy Oteli'de komadaydi.Ertesi sabah saat 2'de tüm hastaligi boyunca yanindan ayrilmayan Ingiliz hasta bakici , Carnarvon Lordu'nun öldügünü bildirdi.
    Tam o anda oteldeki isiklar titredi ve söndü.Otelin penceresinden disari bakanlar bütün Kahire'de elektrikler kesildigini gördüler.Kentte elektrik kesintileri çok sik olmakla birlikte Lord'un öldügü andaki ariza için hiçbir açiklamada bulunulmadi.Ayni saatlerde Lord'un Ingiltere'deki satosunda bulunan Iskoçyali kahya da dehset içinde irkildi.Lord'un köpegine titriyor ve uluyordu:biraz sonra da öldü.



    "MEZARA DOKUNANA ÖLÜM…"
    Lord'un ölümü bütün dünyada sok etkisi uyandirdi.Gazeteler Firavun Tutankhamon'un mezarinda bulunmus yazilardan söz ediliyorlardi.Eski Misir yazisiyla yazilmis olan bu yazilardan bir söyle diyordu:
    "Mezara dokunanlara ölüm gelecektir"
    Bazilari da mezarda baska uyarilarin bulundugunu ileri sürdüler.Bunlardan biri söyle idi:
    "Ölüm,firavunlarin huzurunu bozani kanatlariyla katledecektir" Arkeolog Carter ise Tutankhamon'un mezarinda bu türden bir lanetin bulunmadigini söyledi.Onu rahatsiz eden bir tek sey vardi.Mezarin altin sandukasinin önünde bir lamba bulmustu.Bu lambanin üstünde söyle yaziyordu:
    "Gizli odaya girilmesini önleyecegim.Benim görevim ölüyü korumak."

    GIZEMLI ÖLÜMLER:
    Firavun Tutankhamon'un mezarini ziyaret eden arkeolog ve turistlerden bazilari da kisa bir süre sonra hastalanarak öldüler. Mezarin iç odalarindan birinin açilisinda bulunan kisilerden biri olan James Henry Breasted,atesli bir hastaliga yakalandiysa da mezarda çalismayi sürdürdü.70 yasinda kadar ,yani 12 yil yasadi. Amerikali Milyarder George Jay-Gould,mezari ziyaret ettigi gün ateslenerek aniden öldü. Arkeolog Carter'in yardimcilarindan biri olan A.C.Mace,ates nöbetlerine tutulunca isi birakti ve 1928'de öldü.Bir baska yardimcisi Richard Bethell,45 yasinda kan dolasim yetersizliginden( !) öldü.
    Bütün bu ölümler makul ve dogal nedenlerle açiklanir mi ?Havalanan tozda bakteriler oldugu ileri sürüldüyse de bilim adami Alfred Lucas,bazi bakteri örneklerini inceledi.Bunlardan bir tanesi disinda,asagi yukari tümünün zararsiz oldugunu açikladi. Bir süre ,mezar duvarlarini kaplayan mantarin bir alerjiye neden oldugu sanildi.Ama bu konuda da bir kanit getirilemedi.Eski Misir'lilarin çok etkili zehirler ürettikleri biliniyordu.Açilan tüm mezarlarda böyle zehirler arandi.Ama bulunmadi…

    ÖLÜMLERIN ARKASI KESILMIYOR:
    Firavun Tutankhamon'un mezarina ilgi gösterildikçe ölümler de sürüp gidiyordu.Kahire'de Carnarvon Lordu'na bakan Ingiliz hemsire 1926 yilinda 28 yasinda dogum yaparken öldü. New York'taki Metropolitan Sanat Müzesi'nin temsilcisi Herbert Winlock Misir'a geldi.Firavun Tutankhamon'un mezari yüzünden öldügü sanilan insanlarin bir listesini yapti. Kahire Üniversitesi'nden Dr.Izzettin Taha,yillar sonra konuyla bilimsel olarak ilgilendi.
    Arkeologlarin ve müzelerde çalisanlarin cigerlerinde mantar hastaliklari oldugunu buldu.Eski mezarlara girmis olanlarin da bu hastaliktan ölmüs olabilecegini ileri sürdü.Kisa bir süre sonra Kahire 'den Süveys'e giderken,düz yolda kullandigi araba karsi yönden gelen bir arabayla çarpisti. Yapilan otopside Dr.Taha'nin çarpismadan saniyeler önce solunum yetersizliginden öldügü ortaya çikti… Tutankhamon'un mezarinin kalintilarini 1972'de Londra'da ve daha sonra da Amerika'da sergilenmesinde de gizemli ölümler meydana geldi.Bunlardan en üzücü olani,Misir Eski eserler Bölümü Müdürü Dr.Gamaleddin Mehrez'in ölümü idi.Mehrez,bütün bu gizemli ölümlerin,kuskusuz kisiyi tedirgin edebilecegini,ama lanete kesinlikle inanilmamasi gerektigini söylemisti.

    "Bakin bana" demisti,"Bütün yasamim boyunca mezarlar ve mumyalarla ugrastim.Bütün bunlarin bir rastlanti oldugunun en büyük kanitiyim" Bu sözlerin üzerinden dört hafta sonra, sergilenecek.eserler Londra yolundayken,52 ,yasinda öldü.



    LANET DEVAM EDiYOR:
    Sergilenecek eserleri Londra'da götüren RAF uçaginin basteknisyteni Ian Lansdown,bilinmeyen bir nedenle,Tutankhamon'un ölüm maskesinin bulundugu kutuyu tekmelemisti.Iki yil sonra ayni bacagi garip bir kazada kirildi.Mürettabattan baska kisiler de beklenmedik sekilde öldüler. Baska bir olay da ,1980'de "Kral Tutankhamon'un laneti " adli tv filminin çekimi sirasinda ortaya çikti.

    Misir'da çekimin birinci günü tahil yüklü bir araba bilinmedik bir nedenle devrildi ve filmin yildizi Ian McShane'in bacaginin 10 yerden kirilmasina neden oldu.Ian McShane'nin yerini Robin Ellis aldi,ancak baska yildizlar yapima katilma teklifini reddettiler. Belki de Tutankhamon'un laneti,bir hileden ibaretti.Belki de halkin inançlari böyle bir olayi yaratmisti.Ya da ,Tutankhamon ,mezarinda rahatsiz edilmeden birakilmaliydi.




    "Tutankamon'un Laneti" efsanesi nasıl ortaya çıktı?






















    1. Fotoğraf: Vikipedi
    2. Fotoğraf: NTVMSNBC
    3. Fotoğraf: Vikipedi
    4. Fotoğraf: Araştıralım.net

    5. Fotoğraf: NTVMSNBC

  7. #7
    yok
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    568
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı

    Standart

    şıp demiş burnundan düşmüş .

Sayfa 1/2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-02-2011, 04:58 PM
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-30-2010, 01:18 AM
  3. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06-25-2010, 09:36 PM
  4. Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 06-04-2010, 08:21 PM
  5. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 06-03-2010, 07:13 AM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
site ekle site ekle
Genel Genel

SEO by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202