Gücüm ne toprağı yenip gözlerine
Ulaşmaya yetiyor nede fısıltılarını işitebiliyorum
Yinede öğrettiğin gibi hissedebiliyorum
Yarın 18 şubat sen gideli 6 sene oldu
Bize elveda demeden ilk gidişindi
Bizleri öpmeden ilk kapıdan çıkışındı
Gelirken bi şey lazımmı alıyımmı diye sormayı
İlk unutuşundu kravatını bile takmamıştın bu sefer
Nereye gittinki bu kadar önemsizleşti alişkanlıkların



6yıldır damarlarımda kaç tur attın kimbilir
Sen damarlarımda dolaşıyorsun
İkimiz bunu biliyoruz ya buda yeter
Babam buraları hiç merak etme
Tanrının toprağın altındaki loşundan daha
Karanlık bu dünya
Bizim evde bi ben kaldım 2 delikanlıda üniversiteyi
Bu yıl bitiriyorlar nasıl asiler nasıl senin oğlun olduklarını
Anlatıyorlar her attıkları adımda bilemezsin



Ne güzel dostların var babam sana her geldiğimde
Kimin koyduğunu bilmediğim çiçekler buluyorum küçük bahçende
Bizi arayıp soruyolar birileri ile tanıştırıken
Yeğenim diye hitap ediyolar sadığımın kızı
Seni anlatıyorlar sonra tam bir ankara delikanlısıydı
Diyorlar övüyorlar yine söylüyorum sen sağkende
Badem gözlüydün BABAM
Yüksek dağlardaki uzak ağaç görüntülerini,bulutların karmaşasını
Dalgalara,yakamozlara,grublara gece uzaklardan gelirken
Yol kenarındaki çalıların garip şekillenişlerini minicik
bir hareket edermi diye duvardaki resmin



Bir gece rüyama gir baba kucakla beni
Islak ıslak bi öp be
Çok özledim
Çok özledim anlıyormusun
Çok özledim BABAM



ikbal Gürpınar